Her gün seni seviyorum denir mi ?

Deniz

New member
Her Gün Seni Seviyorum Denir Mi? Bir Aşk Hikayesi Üzerinden Düşünceler

Merhaba forumdaşlar,

Bugün sizlerle çok içsel bir konu hakkında bir hikaye paylaşmak istiyorum. Bazen her şey çok net gibi görünür ama bir adım daha attığınızda fark ettiğiniz şey, o kadar da basit ve anlaşılır olmadığıdır. Her gün "Seni seviyorum" demek ne kadar doğru? Gerçekten sevgi, her gün aynı cümleyle ifade edilebilir mi, yoksa bu sözcük zamanla anlamını yitirir mi? Gelin, bunun üzerine biraz düşünelim…

Bir Aşkın Başlangıcı: İki Farklı Dünyadan İki İnsan

Ali, mantıklı ve çözüm odaklı bir adamdı. Her şeyin bir çözümü olduğuna inanır, problemleri somut verilerle çözmeye çalışırdı. Bir ilişkide, her şeyin düzgün gitmesi için planlıydı. Birlikte geleceğe dair konuşmalar yapmayı, her anı birlikte yaşarken birbirine destek olmayı istiyordu ama bir şeyler hep eksikti. Gerçekten hislerini nasıl anlatacağına karar veremediği bir konu vardı: "Seni seviyorum" demek, bu hisleri tam anlamıyla ifade eder mi?

Bir gün, iş çıkışı Eda’yla bir kafede buluştu. Eda, tam tersiydi. Her zaman hislerine kulak verir, duygusal zekâsı yüksekti. İlişkilerde duygusal bağ kurmak, güven oluşturmak onun için her şeyden önemliydi. O, kelimelerin gücüne inanıyordu, ama kelimeler bir ilişkiyi anlatmaya yetmezdi. Sevgi, her anın içinde bir anlam taşımalıydı, her an bir başka “seni seviyorum”la yeniden şekillenmeliydi.

Zamanla Değişen Bir İfade: Duyguların Birikmesi

Eda ve Ali'nin ilişkisi, zamanla derinleşmeye başladı. Bir akşam Eda, gözlerinin içine bakarak “Seni seviyorum” dediğinde, Ali bu sözün içindeki derinliği hissetti ama cevabını hemen veremedi. O, her gün bunu demek zorunda olduğunu hissetmiyordu. “Birini sevdiğini sadece o cümleyi sarf ederek mi anlatabilirsin?” diye düşündü.

Ancak Eda'nın söylediklerini düşündü; sevgiyi her gün küçük şeylerle göstermek, duyguları yalnızca sözlerle değil, davranışlarla da pekiştirmek gerekiyordu. İşte tam o anda, Eda’nın sevgisini sorgulamadan kabul edemedi. Her şeyin bir anlamı vardı. Eda, "Seni seviyorum"u yalnızca dudaklarından dökmüyordu, aynı zamanda her bakışında, her dokunuşunda bu kelimeleri onun için şekillendiriyordu.

Farklı Duygusal Diller: Birbirine Anlatılamayanlar

Bir akşam, Eda bir kez daha Ali’ye “Seni seviyorum” dedi ama bu kez Ali’nin tepkisi farklıydı. O, son zamanlarda bu kelimenin içeriğini sorgulamıştı. Her gün aynı şekilde söylenen bir cümle, zamanla azalmış mıydı, yoksa bu cümle her defasında tekrar edildiğinde daha derinleşiyor muydu? Ali’nin stratejik yaklaşımı, çözüm odaklı bakışı, sevgiyle ilgili kurallarını sorgulamasına yol açtı.

Ali, bir erkek olarak, sevgiyle ilgili her şeyi ölçüp biçmeye, ona bir anlam vermeye çalışıyordu. Ama Eda, bu sözleri sadece bir kelime olarak değil, her eylemin içinde, her bakışında bir anlam taşıyor, kendini bu şekilde ifade ediyordu.

Bir Gün, Bir Söz: Sevgi Anlamını Buluyor

Bir gün, Eda yine “Seni seviyorum” dedi ama bu kez sadece kelimelerle değil, bütün bir hafta boyunca Ali’nin zorlandığı anlarda gösterdiği sabırla, birlikte geçirdikleri anlarda hissettirdiği güvenle, ellerindeki küçük dokunuşlarla söyledi. Ali bu kez farklı bir şey hissetti. Sevgi, bir kez daha o cümlede bulduğu anlamdan daha genişti. Sevgi, bir bakışta, bir gülüşte, birlikte geçirilen zamanın kıymetinde gizliydi.

Eda’nın söylediği “Seni seviyorum”dan çok daha fazlasını hissetti. Bu kelimenin içinde, birlikte kurdukları anların biriktiğini fark etti.

Ve Sonunda...

Eda ve Ali’nin hikâyesi, sevginin her an yeniden tanımlanması gerektiğini gösteriyor. Sevgi, her gün aynı şekilde değil, zamanla farklılaşarak, derinleşerek, bazen sözlerle, bazen sadece gözlerle anlatılmalı. Bir ilişki, kelimelerden daha fazlasını ifade eder.

Ali, sonunda şunu kabul etti: “Her gün seni seviyorum demek, aynı cümleyi kullanarak bir şeyi tekrar etmek değil, her defasında ona yeni bir anlam katmak demek. Sevgi, her zaman taze kalmalı. O yüzden, bazen 'Seni seviyorum' demek, bazen ise sadece bir gülüş, bir dokunuş olmalı."

Hikâyenin sonunda şunu düşünüyorum: Her gün “Seni seviyorum” denir mi? Belki de değil, ama her gün bir şekilde sevdiğini hissettirmek gerekir. Eda ve Ali’nin hikâyesinde olduğu gibi, sevgi bazen sözcüklerden daha güçlüdür.

Peki, siz ne düşünüyorsunuz? Her gün "Seni seviyorum" demek, sizce bir ilişkinin özünü taşır mı, yoksa başka yollarla mı hissettirilmesi gerekir? Yorumlarınızı sabırsızlıkla bekliyorum!