En az orman hangi ildedir ?

Gurler

Global Mod
Global Mod
En Az Orman Hangi İldedir? Türkiye’de Orman Varlığının En Düşük Olduğu İl ve Bunun Nedenleri

En Az Orman Hangi İldedir? Önce “En Az” Ne Demek, Onu Netleştirelim

Türkiye’de orman deyince akla çoğu kişinin zihninde Karadeniz’in yemyeşil yamaçları, Kastamonu ormanları, Bolu’nun çamları ya da Antalya’nın geniş orman alanları geliyor. Fakat haritayı Doğu Anadolu’ya çevirdiğimizde tablo oldukça değişiyor. Peki Türkiye’de en az orman hangi ilde?

Burada küçük ama önemli bir ayrım var: “En az orman” ifadesini toplam orman alanı olarak mı, yoksa ilin yüzölçümünün ne kadarının orman olduğu şeklinde mi değerlendireceğiz?

Orman Genel Müdürlüğünün (OGM) yayımladığı il bazındaki verilere göre bu iki ölçüt birbirine yakın bir tablo ortaya koysa da rakamların yorumlanması açısından fark yaratıyor. Özellikle Iğdır, bu konuda dikkat çekici bir örnek.

2020 yılına ilişkin OGM verilerinde Iğdır’ın toplam ormanlık alanı yalnızca 161 hektar olarak görülüyor. Aynı veri setinde Ağrı’nın ormanlık alanı 5.905 hektar. Dolayısıyla toplam hektar açısından bakıldığında Iğdır Türkiye’de en az ormanlık alana sahip il olarak öne çıkıyor.

161 hektarın ne kadar küçük olduğunu anlamak için şöyle düşünelim: 1 hektar 10.000 metrekare olduğundan 161 hektar yaklaşık 1,61 milyon metrekare ediyor. Bu da 1,61 kilometrekarelik bir alana karşılık geliyor. Iğdır’ın toplam yüzölçümü ise yaklaşık 534.005 hektar. Yani 161 hektarlık orman, ilin tamamının çok küçük bir bölümünü oluşturuyor.

Bu nedenle Iğdır, orman varlığı açısından Türkiye’nin en sıra dışı illerinden biri.

Iğdır’da Gerçekten Sadece 161 Hektar mı Orman Var?

Burada kafa karıştırabilecek önemli bir ayrıntı var.

Orman verileri farklı yıllarda güncellenebiliyor. Ayrıca bir ilin orman işletme teşkilatının sorumluluk alanı ile il sınırları içindeki orman alanının hesaplanma yöntemi aynı şey olmayabiliyor. Örneğin güncel Orman Genel Müdürlüğü sayfasında Iğdır Orman İşletme Müdürlüğü için 337.570 hektarlık genel alan ve 2.974 hektarlık ormanlık alan bilgisi yer alıyor. OGM bu alanın yüzde 1'ini ormanlık alan olarak veriyor.

Bu nedenle “Iğdır’da bugün kesin olarak yalnızca 161 hektar orman vardır” demek doğru olmaz. 161 hektarlık rakam, OGM'nin 2020 Türkiye Orman Varlığı ve aynı döneme dayanan il bazlı istatistiklerde kullanılan değerdir. Daha sonraki ormancılık çalışmaları ve sınıflandırmalar sonucunda rakam değişebilmiştir.

Bu durum aslında orman istatistiklerinin nasıl okunması gerektiği konusunda güzel bir örnek oluşturuyor. Bir internet sitesinde 161 hektar, başka bir güncel kurum sayfasında 2.974 hektar görmemiz mutlaka bir tarafın yanlış olduğu anlamına gelmiyor. Verinin hangi yıla ve hangi envanter yöntemine ait olduğunu bilmek gerekiyor.

OGM'nin güncel Iğdır Orman İşletme Müdürlüğü bilgisinde 2.974 hektarlık alanın tamamına yakınının verimli orman olarak sınıflandırılması da ayrıca dikkat çekici. Yani mesele sadece “kaç hektar orman var?” sorusundan ibaret değil; ormanın niteliği de önemli.

Peki Ağrı Neden Sürekli “En Az Ormanlı İllerden Biri” Olarak Karşımıza Çıkıyor?

Ağrı, Iğdır'dan farklı bir tablo gösteriyor. OGM'nin 2020 verilerinde Ağrı'nın toplam ormanlık alanı 5.905 hektar ve ilin toplam yüzölçümüne oranı yaklaşık yüzde 0,5 olarak belirtiliyor.

Daha yeni tarihli Ağrı İl Çevre Durum Raporu ise 2023 yılı sonunda Ağrı'daki toplam ormanlık alanın 13.765,58 hektara ulaştığını bildiriyor. Rapora göre bunun 4.779,38 hektarı verimli, 8.986,2 hektarı ise bozuk orman niteliğinde. Raporda ayrıca 2023 yılında gerçekleştirilen ağaçlandırma çalışmalarıyla 106,08 hektarlık ilave alan sağlandığı belirtiliyor.

Bu değişim önemli.

Eski bir veri setine bakıp “Ağrı'da sadece 5.905 hektar orman var” demek güncel durumu yansıtmayabilir. Sonraki yıllardaki ağaçlandırma, rehabilitasyon ve envanter güncellemeleri ormanlık alan miktarını değiştirebiliyor.

Bu yüzden forumlarda sık gördüğümüz “X ilinde şu kadar hektar orman var” şeklindeki cümleleri değerlendirirken veri yılını sormak bence en sağlıklı yaklaşım.

Iğdır’ın Ormanlarının Özelliği Neden Daha da İlginç?

Iğdır denildiğinde çoğu kişinin aklına tarım, kayısı üretimi, Aras Nehri ve Ağrı Dağı geliyor. Orman denildiğinde ise aynı derecede güçlü bir çağrışım oluşmuyor.

Bunun coğrafi bir nedeni var.

Iğdır, Türkiye'nin en doğusunda ve çevresindeki yüksek dağlık alanlara göre daha alçak bir havza içerisinde bulunuyor. İklim koşulları ve yağış rejimi, geniş ve yoğun ormanların gelişmesi açısından Karadeniz'in nemli koşullarından oldukça farklı.

Daha da ilginç olan nokta ise Iğdır'ın orman bakımından fakir olmasına rağmen biyolojik açıdan tamamen değersiz bir alan olmaması.

2024 yılında Anadolu Ajansı tarafından yayımlanan bir haberde, Küçük Ağrı Dağı'nın kuzey yamacında bulunan ve toplamı yaklaşık 161 hektara ulaşan huş ormanlarının bilimsel olarak incelendiği aktarılmıştı. Iğdır Üniversitesi araştırmacıları ve TÜBİTAK destekli çalışma kapsamında bu küçük orman parçalarının bitki örtüsü, ağaç türleri ve yaban hayatı açısından araştırıldığı bildirildi.

Burada çok önemli bir ders var: Orman alanının küçük olması, o alanın ekolojik değerinin de küçük olduğu anlamına gelmiyor.

Birkaç yüz hektarlık bir orman parçası; kuşlar, böcekler, memeliler, bitkiler, toprak canlıları ve genetik çeşitlilik açısından beklenenden çok daha büyük bir değer taşıyabilir.

Türkiye’deki Genel Tabloyla Karşılaştırınca Fark Daha Net Görülüyor

Orman Genel Müdürlüğünün 2020 verilerine göre Türkiye'nin toplam ormanlık alanı yaklaşık 22,9 milyon hektar seviyesindeydi. Türkiye yüzölçümünün yaklaşık yüzde 29'u orman alanı olarak kaydedilmişti.

Bu ortalamayı Iğdır'la karşılaştırdığımızda fark çarpıcı hale geliyor.

Türkiye genelinde yaklaşık her 100 hektarlık alanın 29 hektarı orman niteliğindeyken Iğdır'da 2020 verisindeki 161 hektarlık orman alanı, 534.005 hektarlık il yüzölçümüyle karşılaştırıldığında yüzde 0,03 civarında kalıyor.

Başka bir ifadeyle Türkiye ortalaması ile Iğdır arasında yalnızca birkaç puanlık değil, çok büyük bir ölçek farkı bulunuyor.

Ağrı'da ise 5.905 hektarlık orman, yaklaşık 1.087.975 hektarlık il alanının yüzde 0,5'ine denk geliyor.

Burada “orman bakımından zengin” ve “orman bakımından fakir” ifadelerini kullanırken dikkatli olmak gerekiyor. Bir ilin orman oranı düşük olabilir ama tarım, mera, sulak alan, bozkır veya yüksek dağ ekosistemleri bakımından önemli olabilir.

Yani ormansızlık ile ekolojik değersizlik aynı şey değildir.

Karadeniz ile Doğu Anadolu’yu Karşılaştırmak Neyi Gösteriyor?

Aynı ülke içerisinde bu kadar büyük farkların oluşmasının temel nedenlerinden biri coğrafya.

Örneğin OGM verilerinde Kastamonu'nun 2020 yılı toplam ormanlık alanı yaklaşık 873.651 hektar olarak veriliyor. Bolu'da bu rakam 531.802 hektar civarında. Antalya'da ise 1 milyon hektarın üzerinde orman alanı bulunuyor.

Bu illerin iklim özellikleri, yağış miktarları, yükselti yapıları ve bitki örtüsü Iğdır ve Ağrı'dan oldukça farklı.

Bu fark bize şunu gösteriyor: “Türkiye'nin ormanlık alanı yüzde 29 civarında” demek tek başına çok şey anlatmıyor.

Türkiye ortalamasını bilmek önemli ama yerel ölçekte daha anlamlı sorular sormak gerekiyor:

Bir ilçede orman nerede?

Bu orman hangi türlerden oluşuyor?

Verimli mi, bozuk mu?

Doğal mı, ağaçlandırmayla mı oluşmuş?

Su havzalarıyla ilişkisi ne?

Yerel halk bu alandan ekonomik veya sosyal olarak nasıl yararlanıyor?

İşte gerçek ormancılık tartışması burada başlıyor.

Orman Azsa Bunun Günlük Hayata Etkisi Nedir?

Bu konu yalnızca ormancılık uzmanlarının meselesi değil.

Pratik açıdan bakıldığında ormanlar; erozyonun azaltılması, suyun tutulması, toprağın korunması, mikroiklimin düzenlenmesi ve biyolojik çeşitliliğin desteklenmesi gibi işlevlere sahip.
 
Üst