Otantik ne demekdir ?

Abras

Global Mod
Global Mod
Otantik Nedir? Bilimsel Bir Yaklaşım

Merhaba arkadaşlar,

Bugün, günlük hayatımızda sıkça duyduğumuz ancak anlamını derinlemesine düşündüğümüzde karmaşıklaşan bir kavramı ele alacağız: otantik. Bu terim, dilimizde genellikle "gerçek" veya "doğal" anlamında kullanılsa da, bilimsel açıdan ne anlama geliyor? Otantik olma durumu, yalnızca bireysel bir tercih değil, toplumsal, kültürel ve hatta psikolojik bir kavramdır. Gelin, bu konuyu bilimsel bir bakış açısıyla inceleyelim ve hem erkeklerin hem de kadınların farklı perspektiflerden nasıl değerlendirdiğini keşfedelim.

Otantiklik ve Tanım: Felsefi Temeller ve Bilimsel Yorumlar

Otantiklik, kelime anlamı olarak, bir şeyin "gerçek" ya da "doğal" olma durumu olarak tanımlanabilir. Ancak bu tanım, günümüzde çok daha geniş bir yelpazeye sahiptir. Otantik olmak, felsefi bir bağlamda, bireyin kendi özünü ve kimliğini keşfetmesi ve bu kimliği dış dünyaya samimi bir şekilde yansıtması anlamına gelir. Felsefeci Jean-Paul Sartre’ın varoluşçuluk anlayışına göre, insanın otantik olması, özgür iradesiyle yaşamını şekillendirmesi ve toplumun dayatmalarına karşı kendi yolunu seçmesiyle ilgilidir (Sartre, 1943).

Otantikliğin psikolojik açıdan incelenmesi ise, daha çok bireyin içsel benliğiyle uyumlu bir şekilde yaşamasıyla ilişkilendirilir. Psikologsuz Carl Rogers, insanların otantik bir yaşam sürmeleri gerektiğini savunmuş ve bunu, bireyin kendisini olduğu gibi kabul etmesi, toplumsal baskılardan bağımsız bir şekilde hareket etmesi olarak tanımlamıştır (Rogers, 1961). Otantik bir birey, başkalarına göre şekillenmiş değil, içsel değerleri ve inançları doğrultusunda hareket eder.

Erkeklerin Perspektifinden: Veri Odaklı ve Analitik Yaklaşım

Erkeklerin otantiklik anlayışı genellikle daha veri odaklı ve analitik bir bakış açısına dayanır. Otantik olmak, bireysel başarıyı, özgürlüğü ve hedeflere ulaşmayı simgeler. Erkekler, genellikle toplumsal rollerin dayattığı kurallar ve normlar karşısında, otantik olmanın kendi benliklerini tam anlamıyla yansıtmakla ilişkilendirirler. Örneğin, bir erkek için otantik olma durumu, profesyonel yaşamda başarıya ulaşmak, güçlü bir kariyer inşa etmek veya toplumsal beklentilere karşı durarak kendi değerleri doğrultusunda hareket etmektir. Bu, Sartre’ın “özgürlük” anlayışının bir yansımasıdır.

Analitik açıdan bakıldığında, otantik olma durumu, bireylerin belirli hedeflere ulaşmak için özdeğerleriyle tutarlı kararlar almaları ve kendilerini yansıtan bir yaşam tarzı benimsemeleri olarak değerlendirilebilir. Bu noktada, davranışsal bilimlerden elde edilen veriler önemlidir. Örneğin, bir araştırmada, bireylerin otantik yaşam tarzlarını benimsemelerinin psikolojik olarak daha tatmin edici ve az stresli bir hayat sunduğu ortaya konmuştur (Harter, 2002). Erkekler, bu tür veri odaklı bulguları, otantik olmanın başarıyı getiren bir faktör olarak görme eğilimindedirler.

Kadınların Perspektifinden: Toplumsal ve Duygusal Bağlantılar

Kadınların otantiklik anlayışı, çoğunlukla toplumsal etkileşimler ve duygusal bağlarla şekillenir. Kadınlar için otantik olmak, içsel benliği kabul etmekle birlikte, başkalarına duyulan empati ve toplumsal sorumlulukla da bağlantılıdır. Kadınlar, toplumsal rollerin kendilerine dayattığı normları aşarak, duygusal olarak kendilerine en uygun olan yolu seçmeye çalışırken, daha fazla sosyal bağ kurma ve toplumsal ilişkilerde samimi olma eğilimindedirler.

Otantik olma, kadınlar için yalnızca bireysel bir hedef değil, toplumsal ilişkilerde daha derin bir bağlantı kurma amacını taşır. Sosyal psikologlar, kadınların daha kolektif bir bakış açısına sahip olduklarını ve toplumsal ilişkileri güçlendirmek için otantik bir yaşam sürmeyi tercih ettiklerini belirtirler (Gilligan, 1982). Kadınlar için otantik olmak, başkalarına karşı duyulan sorumlulukları yerine getirmekle de bağlantılıdır. Bu nedenle, otantik olmak, sadece içsel benlik ile değil, dışsal toplumsal rollerle de şekillenir.

Birçok kadın için, otantik yaşam, başkalarının duygusal ihtiyaçlarını anlamak, onlara destek olmak ve kişisel ilişkilerde samimi kalmak anlamına gelir. Bu, Rogers’ın "kendi özümüzle uyum içinde yaşamak" anlayışına da paralellik gösterir.

Otantikliğin Toplumsal ve Kültürel Bağlamda Anlamı

Otantiklik, yalnızca bireysel bir kavram olmaktan öte, kültürel ve toplumsal bağlamda da büyük bir rol oynar. Kültürel antropologlar, farklı toplumların otantiklik anlayışlarının, toplumların değerleri ve normlarıyla sıkı bir şekilde bağlantılı olduğunu belirtirler. Örneğin, bireysel özgürlüğün öne çıktığı Batı toplumlarında otantik olma, bireyin kendi yolunu bulması ve toplumsal baskılardan sıyrılması olarak algılanırken; daha kolektivist bir yapıya sahip olan doğu toplumlarında, otantiklik, toplumsal rollerle uyum içinde olma anlamına gelebilir (Markus & Kitayama, 1991).

Otantik olmak, aynı zamanda bireylerin kültürel kimlikleriyle de ilişkilidir. Kültürel kimlik, bireylerin ait oldukları toplumun değerlerini, inançlarını ve davranış biçimlerini içerir. Bu kimlik, bireylerin otantik olup olmama durumlarını doğrudan etkileyebilir. Kimi toplumlar, bireylerin özdeğerlerine ve içsel kimliklerine odaklanmalarını teşvik ederken, diğerleri toplumsal uyum ve kolektivizm üzerinde durur.

Sonuç: Otantik Olmak Ne Anlama Geliyor?

Otantiklik, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde önemli bir kavramdır. Erkekler için otantik olmak, genellikle özgürlük ve başarı ile ilişkilendirilirken, kadınlar için daha çok duygusal ve toplumsal bağlarla şekillenir. Her iki perspektif de, bireylerin kendi kimliklerini ifade etmeleri ve bu kimliklere sadık kalmaları gerektiğini vurgular.

Peki, sizce otantik olmak, toplumsal normlara karşı durmak ve kendi yolumuzu bulmak mı, yoksa toplumsal rollerle uyum içinde yaşamak mı olmalıdır? Otantikliğin bireysel ve toplumsal yaşam üzerindeki etkileri hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu konuda farklı kültürlerin etkilerini nasıl görüyorsunuz?